Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla...
Maalesef son günlerde, "Kuran Bize Yeter" diyerek ortaya çıkan ama Kur'an'la alakası olmayan teviller ile Kur'an'a rağmen inkara yönelen bir kısım grupları üzülerek görmekteyiz. Bu iddialarını "namaz" ibadetine kadar götürüp, namazı ret eden bu tip düşünce sahiplerinin, Kur'an'daki ayetleri açıklayamadıklarına ve hatta saçmaladıklarına da şahit olmaktayız. Bunların "Kur'an Bize Yeter" diyenlerle alakası olmadığını da açıkça belirtelim.
Bu konulardan biri de cenaze namazı olarak halk arasında bilinen namazdır.
Öncelikle şu hususu belirtelim ki, şu an cenaze namazı olarak kılınan namaz, teknik olarak bir "namaz" değildir. Zira Kur'an'da namaz, içerisinde rüku ve secde barındıran bir ritüel olarak tanımlanmaktadır. Namaz Kur'an'da, salat kelimesi ile kavramsallaştırılmış olsa da her salat kelimesinin de namaz olarak anlaşılamayacağı da bilinen bir gerçektir.
Bu açıdan, cenaze namazı olarak topumda bilinen ritüel, rüku ve secde barındırmaması nedeniyle, teknik anlamda bir namaz değil, duadır. Zira Kur'an'da da aşağıda belirtileceği gibi salat kelimesi ile yine bahsedilmiştir.
Peki cenaze namazı olarak bilinen uygulama, İslam'da var mı? Bu soruya tereddütsüz "evet" cevabı vermemiz mümkündür. Çünkü Tevbe Suresi 84. ayette Yüce Allah; "Ve onların arasından ölen hiç kimsenin namazını kılma, mezarı başında da durma! Çünkü onlar Allah ve resulünü inkâr ettiler ve yoldan sapmış olarak öldüler." buyurmaktadır. Dolayısıyla Muhammed Resule Yüce Allah tarafından ayette verilen ikazda, açıkça bir cenaze namazı uygulaması olduğu ama inkar eden ve yoldan sapmışların cenaze namazının kılınmaması işaret edilmiştir.
Dolayısıyla, bugün teknik anlamda olmasa da isim olarak cenaze namazı/duası olarak bilinen ritüel, ayetle sabit olduğu üzere İslam dininde vardır. İster cenaze namazı deyin ister cenaze duası deyin, eğer böyle bir ritüel olmasaydı Yüce Allah, Muhammed Resule "kişi" değil "fiil" ikazında bulunurdu. Yüce Allah açıkça ayette, Allah ve resulünü inkar eden ve yoldan sapmış olanların cenaze namazının kılınmayacağından bahsederek "kişi" yönünden ikazda bulunmuş, yapılan ritüel olan cenaze namazı bakımından yani "fiil" yönünden bir ikazda bulunmamıştır. "Ölen kişilerin cenaze namazını/duasını kılma/yapma" şeklinde bir ikaz olsaydı, o zaman anlardık ki, yapılan fiil yanlıştır ve cenaze namazının/duasının dinde yeri yoktur. Ama ikaz, o şekilde gelmemiştir.
Netice itibariyle, namaz haktır. Her ne kadar salat kelimesi ile gelse de ve salat kelimesi namaz dışında dua vs. anlamları içerisinde barındırsa da buradan hareketle, namazın dinde yerinin olmadığını söylemek, Kur'an ayetlerini saptırmak, çelişkiye ve basitliğe düşmek demektir.
Bugün klasik İslam anlayışı içerisinde kılınan namazların gerek rekat gerekse fiili hareket bakımından aynılık arz etmediği hatta namaz vakitleri bakımından da mezhepler arasında farklılıklar olduğu, bilinmektedir. Bununla birlikte klasik İslam anlayışına bağlı namazın içerisine sokulan bir çok bidat, tevhit inancını da zedeleyecek nitelikte olup inananları, Maun Suresi'ndeki ikazla muhatap etmektedir. Bu konudaki eleştiriler gayet belirgindir. Ama İslam dininde namaz yoktur demek, Kur'an'ı inkar manasına gelmektedir.
Cenaze namazı/duası yoktur demek de bir o kadar yanlıştır. Zira ayetten açıkça anlaşılan bir ritüelin inkarı, ayeti inkar anlamına gelir ki bu da Kur'an'a imanı zedelemektedir.
Yeniliklerden ve fırsatlardan haberdar olmak için abone olun.
.png)