MEZHEP VE KUR'AN'A GÖRE ABDEST KONUSU
MEZHEP VE KUR'AN'A GÖRE ABDEST KONUSU

MEZHEP VE KUR'AN'A GÖRE ABDEST KONUSU

04-03-2024

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…

Abdest, Kur’an’da açıkça emredilen ve her namazdan önce yapılması zorunlu bir fiil. Evet, yanlış duymadınız. Kur’an açıkça her namazdan önce bize abdest almayı emretmiştir. Dolayısıyla bir kişi, namaz kılmak için hazırlandığında, abdest alır ve hangi vaktin namazını kılıyorsa bitirene kadar abdestli sayılır. Daha sonra yeni bir namaz kılmak için girişimde bulunduğunda abdest almalıdır. Bu husus, tartışmasız bir şekilde Maide 6. ayette açıkça belirtilmiştir.

“Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedin, ayaklarınızı da topuk kemiklerine kadar (yıkayın). Eğer cünüp olursanız temizlenin. Şayet hasta veya yolculuk halinde veya içinizden biri ayak yolundan gelirse yahut kadınlarla cinsel ilişkide bulunursa, bu hallerde su bulamadığınız takdirde temiz bir toprağa yönelin (teyemmüm edin), yüzünüzü ve ellerinizi onunla meshedin. Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez, fakat O sizi tertemiz kılmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.” (Diyanet Meali,Maide, 6)

Durumu bu şekilde açıkça tespit ettikten sonra, gelelim abdestin zorunlu unsurlarına.

Resul’ün sünnetine uyduğunu belirten Ehli Sünnetin mezhep imamlarına atfen, abdestin farzları şu şekilde belirtilmektedir:

Hanefî mezhebinde:

1- Yüzü yıkamak,
2- İki kolu yıkamak [Eller kola dâhildir],
3- Başın en az dörtte birini mesh etmek,
4- İki ayağı yıkamak.

Mâlikî mezhebinde:

1- Niyet,
2- Yüzü yıkamak,
3- İki kolu yıkamak,
4- Başın tamamını mesh etmek,
5- İki ayağı yıkamak,
6- Muvalat [Ara vermeden, uzuvları peş peşe yıkamak],
7- Delk [Yıkanan yerleri ovmak].

Şâfiî mezhebinde:


1- Niyet,
 2- Yüzü yıkamak,
 3- İki kolu yıkamak,
 4- Başın, az bir kısmını mesh etmek,
 5- İki ayağı yıkamak,
 6- Tertip [Sırayla yıkamak].


Hanbelî mezhebinde: Abdestin farzı altıdır. Abdestin şartları da farzdır. Bu farzlar da dâhil edilince, abdestte farzlar on oluyor:


1- Niyet,
 2- Besmele çekmek,
 3- Ağzı yıkamak,
 4- Burnu yıkamak,
 5- Yüzü yıkamak,
 6- İki kolu yıkamak,
 7- Başın tamamını mesh etmek [Kulaklar başa dâhildir],
 8- İki ayağı yıkamak,
 9- Tertip,
 10- Muvalat (Ara vermemek).


Görüldüğü üzere, Hanefi mezhebine göre abdest alan bir kişi, diğer üç mezhebe göre; abdestin farzlarını yerine getirmediği için abdesti geçersizdir, abdest geçersiz olduğu için namazlar da geçersiz olmaktadır. Aynı durum Şafi mezhebi için Maliki ve Hanbelilere göre, Maliki mezhebine için de Hanbeli mezhebine göre geçerlidir. 

Şimdi burada bir tespit yapalım. Mezhep inanışına göre, bunların hepsi birbiri ile farklı ama bunların hepsi de doğru. Tabi böyle bir cümle kurduğunuzda hemen bir hadise sığınıyorlar; “Farklılıklar rahmettir” hadisine. Burada normal bir farklılık olmadığı açıktır. Kur’an’ın açık ayetine açıkça farz ekleme var. Bu bir görüş farklılığı değil, farz yani zorunluluklar açısından “temel” bir farktır. Kur’an’da olmayan bir farzı, “farz “olarak dayatmak, Yüce Allah’tan rol çalmak anlamına gelmiyor mu?

Ayeti incelediğimizde, “yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedin, ayaklarınızı da topuk kemiklerine kadar (yıkayın)” emri geçmektedir ve bu emir gayet açıktır. Niyet etme zorunluluğu, ovma zorunluluğu, sırayı takip etme zorunluluğu, ara vermeme zorunluluğu, besmele çekme zorunluluklar ayette geçmemektedir. Hanefi mezhebinin bu konudaki görüşü Kur’an’daki emredici düzenlemeyi hiçbir ekleme yapmadan kabul ettiği için daha doğru görülmektedir. Fakat bu husus Hanefi mezhebinin tüm görüşleri doğrudur anlamını çıkarmamaktadır.

Tabi ki şimdi sırf konuyu sabote etmek için itirazlar yükselecektir. “Ayağımız çamursa yıkamayalım, ovmayalım o zaman; niyet etmeden başlamak mantıksız, besmele çekmenin ne zararı var, sırayı takip etmeyin diye açık emir yok o zaman sıra önemli” vs.

Dostlar, siz isterseniz Kur’an’daki bu farzlar üzerine 1000 tane daha unsur ekleyin ama FARZ/EMİR/ZORUNLULUK diye dayatamazsınız!!! Bizim burada açıklamaya çalıştığımız nokta, Kur’an’da olmayan bir zorunluluğun/farzın/emirin, sanki varmış gibi ortaya koymak/dayatmak ya da birilerinin farz eklemesine onay vermek, Kur’an’a aykırıdır. BU KAPIYI BİR KEZ ARALADIĞINIZDA, BU KAPI SONUNA KADAR AÇILIR VE OLMAYAN ŞEYLERİ SİZE FARZ DİYE DAYATMAYA BAŞLARLAR! Nitekim zaten şu anki durum da budur…

Şu hususu da belirterek sonlandıralım. Bu konuda sadece Ehli Sünneti eleştirmiyoruz, Şia’da da durum farklı değildir. Kur’an’a ekleme yapmak ve bunu “farz” olarak ortaya koymak, ister Ehli Sünnet ister Şia isterse de başka bir inançtan, nereden gelirse gelsin, batıldır!!!! Çünkü Hak olan Kur’an’dır, “zorunluluklar, haramlar, helaller vs.” Kur’an’da açıkça belirtilmiştir. Gerisi kişisel tercihtir ama “zorunluluk, haram, helal” diye dayatmak açıkça hükümsüzdür!

Selam ve dua ile… 

E-bülten Aboneliği

Yeniliklerden ve fırsatlardan haberdar olmak için abone olun.