Rahman Rahim Allah'ın Adıyla...
Klasik ve geleneksel İslam anlayışına göre, Musa Peygamber'e inan kitabın ismi Tevrat'tır. Peki bu bilgiyi hiç sınadınız mı?
Tabi ki hadisperestler ve mezhepçiler, kendilerine öğretilenleri hiç sınamadan kabul ettikleri için, bu bilgiyi pek araştırdıklarını sanmıyoruz.
Şimdi bir sınayalım.
Değiştirilmiş Tevrat Nasıl?
Hadisperestler ve mezhepçiler, Tevrat ve İncil'in okunmasını, hoş görmezler. Hatta bunu Ömer bin Hattab'ın Tevrat okurken Resulullah'ın yanına gelip "Kur'an var iken Tevrat okuma" mealindeki bir hadise dayandırırlar. Ama aynı hadisperestler, bazı Yahudilerin Resulullah'a gelip "bize Tevrat'a göre hüküm ver" demeleri üzerine Tevrat'a göre hüküm vermesini ballandıra ballandıra anlatırlar.
Değiştirilmiş ve şu an mevcut Tevrat incelendiğinde, sadece Musa Peygamber ile ilgili bölümün olmadığı, bir çok başka bölümlerin de bulunduğu görülmektedir. Hatta Süleyman Peygamber'e atfedilen "Süleyman'ın Özdeyişleri" ve Davut Peygamber'e inen "Zebur" da Tevrat'ın içerisinde yer almaktadır.
Demek ki şu an elimizdeki mevcut Tevrat, sadece Musa Peygamber'e inen ayetlerden oluşmamakta olup, diğer bir çok peygambere örneğin Yeşu, Samuel, Ester, Eyüp gibi peygamberlere inen ayetler, kitap olarak Tevrat'ın içinde yer almaktadır.
Kur'an Ne Diyor?
Öncelikle hemen şunu söyleyelim: Kur'an'ın hiçbir yerinde Musa ve Tevrat kelimeleri aynı ayette geçmez ve hiçbir yerde "Biz Musa'ya Tevrat'ı verdik/indirdik" diye bir ayet bulunmaz. Peki Musa Peygamber'e ne inmiştir?
Kur'an'da Musa Peygamber'e indirilen hep "kitap" olarak anılmıştır. 2/253, 2/287, 6/154, 11/110, 17/2, 23/49, 25/35, 28/43, 32/23-24, 40/53, 41/45 ve daha bir çok ayette Musa'ya indirilen kitaba Tevrat denilmemekte, sadece "kitap" denilmektedir.
Peki, Kur'an'da Tevrat'tan nasıl bahsedilmektedir?
Al-i İmran 50. ayette İsa Peygamber'in şöyle dediği aktarılır:
“Benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı olarak ve size haram kılınan bazı şeyleri helâl kılmak için gönderildim ve Rabbiniz tarafından size bir mucize de getirdim. Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.” (Diyanet Meali)
Görüldüğü üzere İsa Peygamber, kendisinden önce inen kitaba "Tevrat" demektedir. Sadece Musa Peygamber'e inen kısmını (yani mevcut bozulmuş Tevrat'ın ilk 5 bölümüne) değil, tüm Tevrat'ı doğrulayıcı olarak geldiğini söylemektedir.
Maide 44. ayet daha açıklayıcıdır:
"Şüphesiz Tevrat’ı biz indirdik. İçinde bir hidayet, bir nur vardır. (Allah’a) teslim olmuş nebiler, onunla yahudilere hüküm verirlerdi. Kendilerini Rabb’e adamış kimseler ile âlimler de öylece hükmederlerdi. Çünkü bunlar Allah’ın kitabını korumakla görevlendirilmişlerdi. Onlar Tevrat’ın hak olduğuna da şahit idiler. Şu hâlde, siz de insanlardan korkmayın, benden korkun ve âyetlerimi az bir karşılığa değişmeyin. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir." (Diyanet Meali)
Görüldüğü üzere Tevrat, sadece Musa Peygamber'e ithaf edilmemiş, ayetin "nebiler (peygamberler) onunla Yahudilere hüküm verirlerdi" bölümü, durumu daha net şekilde ortaya koymuştur.
Peki Mevcut Tevrat'ta Musa Peygamber'e İndirilenler Ne?
Elimizdeki mevcut ve değiştirildiği kesin olan Tevrat'ta, Musa Peygamber'in ölümüne kadar olan bölüm, ilk beş bölümdür. Bu bölümde, hem temel bilgiler hem de tüm İsrailoğulları'nı bağlayan kurallar bulunmaktadır. Bu nedenle Yahudiler, Tevrat'ın ilk beş bölümüne "Tora, Kanun, Yasalar" demektedirler.
Kur'an'da Yüce Allah'ın Musa Peygamber'e "Tevrat"ı değil, "Kitabı" indirdiğini buyurması dikkat çekicidir. Aynı şekilde, İsa Peygamber'in "Musa'ya indirileni" değil "Tevrat'ı" doğrulayıcı olarak geldiğini söylemesi de bizi aynı sonuca götürmektedir.
Zira bugün elimizde bulunan değiştirilmiş Tevrat, İsa Peygamber zamanında da Resulullah'ın zamanında da aynıydı. Yüce Allah ne Kur'an'da bizzat, ne de İsa ve Muhammed Peygamber ağzından bir ayetle bize, "Tevrat Musa'ya inmiştir, Musa'nın ölümünden sonrasına ait Tevrat'taki bölümler yoktur" gibi bir uyarıda da bulunmamıştır.
Peki Bu Neyi Değiştirecek?
Ayetle sabittir ki Musa Peygamber'e "kitap" verilmiştir. Tabletler ve on emir ile ilgili ayetler bu hususu açıkça göstermektedir. Ama Musa Peygamber'e verilen kitap "Tevrat'ın tamamı" değil, bir bölümüdür. Tevrat'ın diğer kitaplarında yani Musa Peygamber'in ölümünden sonrasına ait kitaplarda yazanların bir kısmı Kur'an ayetleriyle de paralellik göstermektedir. Örneğin Eyüp Peygamber'in hastalığı ve sabrı gibi.
İşte tam bu noktada, şu tespiti yapmak mümkündür:
Hadisperestler ve mezhepçiler; bir yandan insanları elimizdeki mevcut ve bozulmuş Tevrat'ı okumaktan men etmekte, diğer yandan da insanlara hadis ve menkıbe diye Tevrat'ın içerisinde geçen bu kitaplardan aktarımlar yaparak, din inşa etmektedirler!
Örneğin, her yerde rahatça bulabileceğiniz değiştirilmiş mevcut Tevrat'taki Süleyman'ın Özdeyişleri kitabıyla Celaleddin Rumi'nin "Mesnevi"sini karşılaştırın. Benzerliklere şaşıracaksınız!
Aynı şekilde, Mezmunlar bölümünde yazanlarla, kendine "İslam Alimi" diyen kişilerin anlattıkları menkıbelerdeki benzerlikler, sizi şok edecektir.
Sonuç:
Kur'an'da Yüce Allah, Tevrat'ın Musa'ya indirildiğini asla söylememiştir. Ama İsa'dan önceki kitabın tamamının adının Tevrat olduğunu bize ayetle bildirmiştir. Dolayısıyla Tevrat, sadece Musa Peygamber'e inen vahiylerden oluşmamaktadır. Tabi ki sonuçta Musa Peygamber'e inen vahiyler Tevrat'ın bir parçasıdır ama tamamı değildir.
Bazı paralel din kurucular, bunu kendi lehlerine kullanmak için hem hadis uydurarak (yukarıda bahsedilen Ömer bin Hattab ile ilgili hadis) Müslümanları bozulmuş Tevrat'tan uzaklaştırmış, hem de kendileri Tevrat'ta yazanları din diye, menkıbe diye, hadis diye Müslümanlara satmışlardır!
Unutmayın!
İster hadis ister menkıbe ister hikmet adıyla aktarılsın, isterse de bozulmuş mevcut Tevrat'taki yazılanlar direkt olarak anlatılsın. Kur'an dışındaki tüm kaynaklar, sizi Kur'an dışında her yere ulaştırır ve Kur'an'ın istikameti dışındaki her yer, batıldır.
Kur'an Bize Yeter....
Yeniliklerden ve fırsatlardan haberdar olmak için abone olun.
.png)