ÖNCEKİLERE UYANLAR VE YÜCE ALLAH'IN UYARISI
ÖNCEKİLERE UYANLAR VE YÜCE ALLAH'IN UYARISI

ÖNCEKİLERE UYANLAR VE YÜCE ALLAH'IN UYARISI

08-02-2026

Rahman Rahim Yüce Allah'ın Adıyla...

Kur'an'da Yüce Allah bize, cehenneme girenlerle ilgili çok ilginç bir bilgi vermektedir.

Araf, 38:

"Allah, şöyle der: "Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin." Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü) yoldaşına lanet eder. Nihayet hepsi orada toplandığı zaman peşlerinden gidenler, kendilerine öncülük edenler için, "Ey Rabbimiz! Şunlar bizi saptırdılar. Onlara bir kat daha ateş azabı ver" derler. Allah, der ki: "Her biriniz için bir kat daha fazla azap vardır. Fakat bilmiyorsunuz." (Diyanet İşleri Meali)

Ayetin en dikkat çeken noktalarından biri, "öncekiler-sonrakiler" konusudur. Birileri, birilerine öncülük etmiş, sonrakiler de bu öncülük edenlere uymuş ve nihayetinde cehenneme girmek zorunda kalmışlardır. Sonrakiler, açıkça "bizi saptıranlar şunlar" diyerek uyduklarını, kendilerine öncülük edenleri işaret etmektedirler.

Peki buradan çıkarılması gereken dersler nelerdir?

Tartışmasız buradan çıkarılacak bir çok sonuç vardır ancak bu sonuçlardan bazıları, şu soruyu akla getirmektedir: Kimi/neyi takip edeceğiz, kime/neye uyacağız?

Bu konuda Yüce Allah, çok açık ve net olarak bu sorunun cevabını, yine aynı surede vermiştir:

Araf, 3:

"Rabbinizden size indirilene uyun. Onu bırakıp başka dostlara uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!" (Diyanet İşleri Meali)

Bize indirilen nedir? Tartışmasız Kur'an'dır.

Ancak başka ayetlerde, Yüce Allah "kişi" bakımından da bu sorunun cevabını somutlaştırmıştır: Allah ve Resulüne uyun!

Buradaki Yüce Allah "nebi" değil "resul" kelimesini kullanarak, sınırı çizmiştir (Daha fazla bilgi:
NEBİ-RESUL FARKI)

Yüce Allah'a uymak ve Allah'ın Resulüne (yani Kur'an ayetlerini bize aktaran nebiye) uymak, getirdiklerini takip etmek, doğrudan doğruya Kur'an'a uymak zorunluluğunu ortaya koymaktadır.

Araf 38'de serzenişte bulunan insanların düştüğü noktanın, "Kur'an" yerine "kişiler"i takip etmeleri olduğu, net şekilde görülmektedir.

Kur'an'a uymak, Kur'an'ı takip etmek; Kur'an'a uyduğunu iddia edeni takip etmek anlamına gelmemektedir. Bunun ayrımına varmak, büyük bir farkındalıktır.

Hesap günü "Kur'an'a uyup da cezalandırılan" tek bir örnek verilmemektedir.

Peki aldatılmamak, bu tip saptırıcıların tuzağına düşmemek için ne yapmamız lazım?

Bu konuda Yüce Allah tam 3 kez Kur'an'da bizi net şekilde uyarmaktadır: "Aldatıcılar sizi Allah ile aldatmasın" (Fatır, 5; Lokman, 33; Hadid, 14)

En Yüce olanın adıyla bizi aldatmaya çalışanlar; peygamberlerle, meleklerle, cinlerle vs. ne ile aldatmaya kalkışmaz ki? Yüce Allah'a iftira atmaya ve iftira atanlara uymaya niyet eden birinin; Kur'an'ı, peygamberi tanıyacağını mı sanıyorsun?

Bu uyarının içeriği gayet açıktır: Aldatıcılar sizi (bırakın peygamberi, velileri, evliyaları) Yüce Allah ile aldatacak kadar haddi aşacaklar. Peki bu aldatmaya karşı tek kalemiz nedir? Peygamber'den geldiği iddia edilen ama bir çok yerde Kur'an'la çelişen hadisler mi, veli ve/veya evliya denilen kişilerin menkıbeleri, rüyaları mı, Kur'an dışındaki şüpheli kaynaklara dayanarak kitap yazıp kendine alim denilen kişilerin eserleri mi? HAYIR! Tek kalemiz, kendinden şüphe bulunmayan KUR'AN'DIR!

Yüce Allah kendi kitabında "Benimle sizi aldatacaklar" diye bizi ikaz ediyor ve aynı kaynağın tam ve açıklanmış olduğunu (Enam, 114-115) da belirtiyor. Ve uyarıyor: Sakın şüpheye düşenlerden olma! (Enam, 114)

Sonuç:

Ne önümüzdekiler/bizden önce gelenler/dinde önder olduğunu iddia edenler "Yüce Allah'ın koruması" altındadır, ne de bunlara uymak bizi "dokunulmaz" kılar. Aksine Yüce Allah, Resulü Muhammed Peygamber ile bize iletilen ayetlerin birleşiminden oluşan Kur'an'a bizim uymamızı emretmektedir.

Unutmayın ki "Kur'an Yetmez, Kur'an'ın Yanına Başka Kutsallar Da Koymam Lazım" derseniz ve/veya diyenlere uyarsanız, Araf 38 ayetinde bahsi geçenlerle aynı sonucu yaşamanız kaçınılmazdır. Yüce Allah bunu açıkça anlatmış ve bizi uyarmıştır. Bu uyarıya rağmen bu hataya düşerseniz, bu konuda ileri sürecek bir mazeretinizin kalmadığının farkına varın. Seçim sizin, akıbeti yaşayacak olan sizsiniz...

E-bülten Aboneliği

Yeniliklerden ve fırsatlardan haberdar olmak için abone olun.